Telefon WhatsApp

Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi

Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi

Kliniğime başvuran hastalarımda en sık karşılaştığım şikayetlerden biri, özellikle orta ve ileri yaşlarda kendini gösteren diz ağrılarıdır. Merdiven çıkarken zorlanma, sabahları dizlerde tutukluk veya hareket sırasında gelen sesler… Bu belirtilerin arkasındaki yaygın nedenlerden biri de halk arasında “dizde sıvı kaybı” olarak bilinen, eklem sıvısının azalması ve kalitesinin bozulmasıdır.

Hekimden Not

Benim size en önemli tavsiyem, diz ağrısı ve hareket kısıtlılığını “yaşlılığın doğal bir sonucu” olarak kabul edip ağrıyla yaşamaya devam etmemenizdir. Güncel rejeneratif tıp uygulamaları sayesinde, ameliyata gerek kalmadan ağrılarınızı dindirmek, eklem sağlığınızı korumak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak mümkündür. Randevu alarak yapacağımız detaylı bir değerlendirme ile sizin için en doğru ve en etkili tedavi yol haritasını birlikte çizebiliriz.

Dizde Sıvı Kaybı Nedir? (Eklem Sıvısı Azalması)

Öncelikle, dizde sıvı kaybı nedir sorusunu net bir şekilde cevaplayalım. Diz eklemimiz, vücudumuzun en çok yük taşıyan yapılarından biridir. Bu eklemin sağlıklı bir şekilde hareket etmesini sağlayan en önemli bileşenlerden biri sinoviyal sıvı adını verdiğimiz eklem sıvısıdır. Bu sıvı, adeta bir makine yağı gibi görev yapar.

    Alttaki bilgileri doldurun, sizinle iletişime geçelim.



    Eklem yüzeyini kaplayan kıkırdakların birbiri üzerinden rahatça kaymasını sağlar, sürtünmeyi en aza indirir. Yürüme, koşma gibi aktiviteler sırasında dize binen yükü ve şoku emerek bir yastık görevi görür. Ayrıca kıkırdak dokusunun kan damarları olmadığı için ihtiyaç duyduğu besinleri ve oksijeni taşır.

    “Dizde sıvı kaybı” aslında bu sinoviyal sıvının miktarının azalması ve daha da önemlisi, kayganlaştırıcı ve besleyici özelliğini kaybetmesidir. Sıvının viskozitesi (kıvamı) bozulur, daha sulu bir hal alır ve görevlerini eskisi kadar iyi yapamaz. Bu durum, kıkırdakların birbirine sürtünmesine, aşınmasına ve ağrıya yol açar. Bu süreç, osteoartrit (kireçlenme) gelişiminin de temelini oluşturur.

    Dizde Sıvı Kaybı Neden Olur? (Yaş, Aşınma ve Travma)

    Eklem sıvısındaki bu azalma ve kalite kaybı birden fazla faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilir. Kliniğimde karşılaştığım vakalarda öne çıkan nedenleri şu şekilde sıralayabilirim:

    • Yıllar içinde vücudumuzdaki tüm dokular gibi eklem sıvısını üreten sinoviyal membran da yaşlanır. Sıvı üretimi yavaşlar ve kalitesi düşer..
    • Dizleri sürekli zorlayan meslekler (inşaat işçileri, sporcular, sürekli ayakta çalışanlar) veya aşırı kilo (obezite), eklem üzerindeki baskıyı artırarak kıkırdak ve eklem sıvısının daha hızlı yıpranmasına neden olur.
    • Geçmişte yaşanan menisküs yırtıkları, bağ yaralanmaları veya diz kapağı kırıkları gibi travmalar, eklem içi dengeyi bozarak yıllar sonra sıvı kaybı ve kireçlenmeye zemin hazırlayabilir.
    • Romatoid artrit gibi iltihaplı eklem hastalıkları, eklem zarını etkileyerek sinoviyal sıvının yapısını bozabilir.
    • Ailede erken yaşta eklem rahatsızlıkları öyküsü olması, kişinin bu duruma daha yatkın olabileceğini düşündürür.
    İlginizi Çekebilir:  Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Hasta Yorumları

    Dizde Sıvı Kaybı Belirtileri Nelerdir?

    Hastalarım genellikle benzer şikayetlerle bana başvurur. Eğer aşağıdaki belirtilerden bir veya birkaçını yaşıyorsanız, altta yatan neden dizde sıvı kaybı olabilir:

    • Özellikle hareketle artan, dinlenince hafifleyen bir ağrı. İlerleyen dönemlerde dinlenme sırasında bile ağrı devam edebilir.
    • Sabah uyandığınızda veya uzun süre oturduktan sonra kalktığınızda dizinizde hissettiğiniz sertlik ve hareket zorluğu. Bu tutukluk genellikle birkaç dakika içinde açılır.
    • Dizlerinizi bükerken veya yürürken tıkırdama, gıcırdama veya çıtırtı gibi sesler duymanız (krepitasyon).
    • Dizlerinizi eskisi kadar rahat bükememek veya tam olarak düzleştirememek.
    • Zaman zaman eklemde hafif şişlik ve ısı artışı gözlemlenmesi.
    • Dizinize güvensizlik, aniden boşalacakmış gibi hissetme.

    Bu belirtiler yaşam kalitenizi düşürmeye başladıysa, bir uzmana danışmanın vakti gelmiş demektir. Erken teşhis, tedavinin başarısını önemli ölçüde artırır.

    Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi Mümkün Müdür?

    Kesinlikle evet. Özellikle erken ve orta evre diz sıvı kaybı ve kireçlenmelerde, cerrahiye gitmeden önce uygulayabileceğimiz modern tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Tedavilerimiz arasında yer alan bu yenileyici yaklaşımlar, eklemin doğal yapısını destekleyerek ağrıyı azaltmayı ve fonksiyonları geri kazandırmayı hedefler. Amacımız, diz protezi gibi büyük cerrahi müdahaleleri olabildiğince ertelemek veya tamamen önlemektir.

    Dizde Sıvı Kaybı İçin İğne Tedavileri

    Günümüzde en popüler ve başarılı sonuçlar aldığımız yöntemler iğne tedavileridir. Bu tedaviler, doğrudan diz ekleminin içine, eksilen veya kalitesi bozulan bileşenleri yerine koymayı amaçlar.

    Hyaluronik Asit Enjeksiyonu (Horoz İbiği İğnesi)

    Hyaluronik asit, normalde eklem sıvımızın içinde doğal olarak bulunan ve kıvamını, kayganlığını veren temel maddedir. Yaşla birlikte bu maddenin üretimi azalır. Hyaluronik asit enjeksiyonu ile bu eksikliği dışarıdan takviye ederiz.

    Eklem içine enjekte edilen bu jel benzeri sıvı, eklem yüzeylerini yeniden kayganlaştırır, şok emici özelliği artırır ve kıkırdakların sürtünmesini azaltır. Bu sayede ağrı ve tutukluk belirgin şekilde azalır. Aynı zamanda eklemdeki enflamasyonu (iltihabi reaksiyonu) baskılayıcı bir etkisi de vardır.

    Özellikle hafif ve orta düzeyde kireçlenmesi olan, ağrı kesicilerden yeterli fayda görmeyen hastalar için ideal bir seçenektir. Dize hyaluronik asit enjeksiyonu yaptıranlar genellikle birkaç hafta içinde ağrılarında belirgin bir rahatlama hissederler.

    PRP (Platelet Rich Plasma) Tedavisi

    PRP, son yıllarda popülerliği artan ve tamamen hastanın kendi kanından elde edilen biyolojik bir tedavi yöntemidir. Hastadan aldığımız az miktarda kan, özel bir işlemden geçirilerek trombosit adı verilen hücreler açısından zengin bir plazma haline getirilir.

    İlginizi Çekebilir:  Eklem İçi Enjeksiyon Yaptıranlar

    Trombositler, vücudun doğal iyileşme mekanizmasını başlatan büyüme faktörleri içerir. Bu zengin plazmayı diz eklemine enjekte ettiğimizde, bu büyüme faktörleri bölgedeki hasarlı dokuların onarımını tetikler, kıkırdak sağlığını destekler ve yeni doku oluşumunu teşvik eder. PRP, sadece semptomları baskılamakla kalmaz, aynı zamanda iyileşme sürecini de başlatır.

    Kök Hücre Tedavisi

    Rejeneratif tıbbın zirvesi olarak kabul edilen kök hücre tedavisi, vücudun ana hücrelerini kullanarak hasarlı dokuları onarma ve yenileme potansiyeline sahiptir. Genellikle hastanın kendi karın yağı veya kemik iliğinden aldığımız kök hücreleri, laboratuvarda yoğunlaştırıp saflaştırdıktan sonra diz eklemine enjekte ederiz.

    Kök hücreler, eklem içinde hasarlı kıkırdak hücrelerine dönüşme ve onarım sürecini en üst düzeyde başlatma özelliğine sahiptir.

    Orta ve ileri düzeyde kireçlenmesi olan ancak henüz protez ameliyatı olmak istemeyen veya ameliyat için uygun olmayan hastalar için alternatiftir. Dize kök hücre yaptıranların yorumları, tedavinin etkinliği hakkında fikir vermektedir.

    Dizdeki Sıvı Kaybı İçin Egzersizler

    Tedavinin en önemli tamamlayıcılarından biri de doğru egzersiz programıdır. Güçlü kaslar, dize binen yükü azaltarak eklemi korur. Ancak yanlış egzersizler durumu daha da kötüleştirebilir. Yalnızca doktorunuz tarafından önerilen egzersizleri yapmanızı tavsiye ederim.

    Beslenme ve Takviyeler: Eklem Sıvısını Artıran Yiyecekler

    Beslenme alışkanlıklarımız, eklem sağlığımız üzerinde doğrudan etkilidir. Eklem sıvısını ve kıkırdak yapısını destekleyen bazı besinler ve takviyeler şunlardır:

    • Vücudumuzun ve eklem sıvımızın ana bileşeni sudur. Günde en az 2-2.5 litre su içmek, eklem sıvısının akışkanlığını korumak için kritiktir.
    • Kemik suyu doğal kolajen, glukozamin ve kondroitin açısından zengindir. Bu maddeler kıkırdak yapısının temel taşlarıdır.
    • Somon, uskumru gibi yağlı balıklarda, ceviz ve keten tohumunda bulunan omega-3 yağ asitleri güçlü iltihap giderici etkiye sahiptir.
    • C vitamini kolajen üretimi için gereklidir. Turunçgiller, kivi, çilek ve yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunur.
    • Doktor kontrolünde kullanılan glukozamin sülfat, kondroitin sülfat ve MSM (Metilsülfonilmetan) gibi takviyeler, kıkırdak yapısını destekleyerek ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilir.

    Dizde Sıvı Kaybı İğnesi Yaptıranlar ve Yorumları

    Hastalarımın en çok merak ettiği konulardan biri de bu iğneleri yaptıran diğer kişilerin deneyimleridir. Genel olarak, doğru teşhis ve doğru uygulama ile hasta memnuniyeti oldukça yüksektir.

    Hyaluronik asit enjeksiyonu yaptıranlar genellikle enjeksiyondan sonraki ilk birkaç hafta içinde dizlerinde bir rahatlama ve yağlanma hissi olduğunu belirtirler. Ağrıdaki azalma, günlük aktiviteleri daha konforlu hale getirir.

    PRP ve kök hücre tedavilerinde ise etki biraz daha geç başlayabilir (genellikle 4-6 hafta sonra belirginleşir) çünkü vücudun kendi onarım mekanizmalarını tetiklerler. Ancak sağlanan iyileşme genellikle daha kalıcı ve uzun sürelidir.

    Omuza PRP yaptıranların yorumları veya dize yaptıranların yorumları incelendiğinde, hastaların büyük çoğunluğunun ağrılarında anlamlı bir azalma ve fonksiyonlarında artış bildirdiği görülmektedir.

    Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi
    Ameliyatsız Diz Sıvı Kaybı Tedavisi

    İğne Tedavilerinin Başarı Oranı ve Etki Süresi

    Bu tedavilerin başarısı, hastanın yaşına, kilosuna, kireçlenmenin derecesine ve yaşam tarzına göre değişiklik gösterir.

    İlginizi Çekebilir:  Dize Yapılan Prp Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

    Hyaluronik asitin etkisi genellikle 6 ay ile 1 yıl arasında sürer. Gerekli görüldüğünde enjeksiyonlar tekrarlanabilir. PRP ve kök hücre tedavilerinin etkileri daha uzun sürelidir. Genellikle 1 yıldan fazla, hatta uygun hastalarda birkaç yıla varan rahatlama sağlayabilirler. Bu tedaviler, hastalığın ilerlemesini yavaşlatma potansiyeline de sahiptir.

    Cerrahi Seçenek: Dizde Sıvı Kaybı Ameliyatı Ne Zaman Gerekir?

    Ameliyatsız yöntemler oldukça etkili olsa da her hasta için uygun olmayabilir. Cerrahiyi şu durumlarda düşünürüz:

    • Kıkırdağın tamamen aşındığı ve kemiklerin birbirine sürttüğü “kemik-kemiğe” durumlar
    • Bacaklarda belirgin eğrilik (parantez bacak veya X bacak) gelişmiş olması
    • Uygulanan enjeksiyon tedavileri, fizik tedavi ve diğer yöntemlere rağmen hastanın ağrılarının geçmemesi ve yaşam kalitesinin çok düşük olması

    Bu gibi durumlarda, Total Diz Protezi ameliyatı, hastanın ağrılarını tamamen ortadan kaldırarak onu yeniden aktif hayata döndüren altın standart bir yöntemdir. Diz protezi ameliyat süreci hakkında detaylı bilgiye ilgili sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Diz içi enjeksiyonlar ağrılı bir işlem midir?

    Hayır. İşlem öncesi cilt lokal anestezi ile uyuşturulur ve çok ince iğneler kullanılır. Hastalar genellikle hafif bir basınç hissederler ancak belirgin bir ağrı olmaz. İşlem yaklaşık 5-10 dakika sürer.

    Enjeksiyonlardan sonra hemen normal hayata dönebilir miyim?

    Evet. İşlem sonrası hastalarımız yürüyerek kliniğimizden ayrılabilirler. Ancak ilk 1-2 gün dize aşırı yük bindirmekten, uzun yürüyüşlerden ve yorucu aktivitelerden kaçınmalarını öneririz.

    Bu iğnelerin herhangi bir yan etkisi var mıdır?

    Hyaluronik asit ve özellikle PRP/kök hücre (hastanın kendi kanından/dokusundan elde edildiği için) tedavilerinin yan etki riski son derece düşüktür. Nadiren enjeksiyon bölgesinde geçici ağrı, şişlik veya morarma görülebilir. Enfeksiyon riski ise steril koşullarda yapıldığında neredeyse sıfırdır.

    Tedaviyi SGK veya özel sigortalar karşılıyor mu?

    Bu, uygulanan tedavinin türüne ve sigorta poliçenizin kapsamına göre değişmektedir. Bu konuda en güncel bilgiyi kliniğimizi arayarak alabilirsiniz.

    Hangi iğne tedavisinin benim için uygun olduğuna nasıl karar verilir?

    Bu kararı, detaylı bir fizik muayene ve gerekirse röntgen veya MR gibi görüntüleme yöntemleri sonucunda birlikte veririz. Hastalığınızın evresi, yaşınız, aktivite seviyeniz ve beklentileriniz, en uygun tedavi yöntemini belirlemedeki en önemli faktörlerdir.

    Sonuç: Dizlerinizi Ameliyatsız Güçlendirmek Mümkün

    Dizde sıvı kaybı, modern tıbbın sunduğu ameliyatsız çözümlerle etkin bir şekilde yönetilebilen bir rahatsızlıktır. Hyaluronik asit, PRP ve kök hücre gibi biyolojik tedaviler, eklemin doğal yapısını destekleyerek sizi ağrılarınızdan kurtarabilir ve protez cerrahisi ihtiyacını erteleyebilir. Doğru egzersiz ve beslenme ile desteklendiğinde bu tedavilerin başarısı daha da artmaktadır.

    Vücudunuzun size gönderdiği sinyalleri dinleyin ve kronik ağrıyı görmezden gelmeyin. Atacağınız doğru adımlarla, ağrısız ve aktif bir yaşama geri dönmek mümkündür. Eğer siz de diz ağrılarınızdan şikayetçiyseniz ve ameliyatsız çözüm yollarını merak ediyorsanız, durumunuzu değerlendirmek ve size en uygun tedavi planını oluşturmak için randevu alabilir veya kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

    Bunu Paylaş:

    Op. Dr. Gökçe Mık

    Op. Dr. Gökçe Mık

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

    İletişime Geç!





      Bir sorunuz mu var?

      Bizimle iletişime geçmek, merak ettiklerinizi sormak ve randevu almak için aşağıdaki iletişim yollarını kullanabilirsiniz.

      WhatsApp
      OP. DR. GÖKÇE MIK
      OP. DR. GÖKÇE MIK Çevrimiçi
      Soru veya randevu talebiniz için mesajınızı gönderin... 13:50