Kireçlenme (Osteoartrit) Belirtileri ve Tedavi Rehberi
Muayenehaneye gelen hastaların en sık dile getirdiği şikayetlerden biri “doktorum, eklemlerim ağrıyor, kireçlenme olabilir mi?” sorusudur. Kireçlenme — tıbbi adıyla osteoartrit — yaşla birlikte artan ama sadece yaşlılık hastalığı olmayan, eklem kıkırdağının ilerleyici şekilde yıprandığı bir tablodur. Erken tanı konulduğunda tedavi seçenekleri çok daha geniştir ve eklem sağlığı uzun yıllar korunabilir.
Op. Dr. Gökçe Mık olarak ortopedi pratiğimde kireçlenme tedavisinde konservatif yöntemlerden cerrahi müdahaleye kadar geniş bir yaklaşım yelpazesi uyguluyorum. Bu rehberde kireçlenmenin ne olduğunu, belirtilerini, evrelerini, risk faktörlerini ve güncel tedavi seçeneklerini detaylı şekilde ele alacağım.
Kireçlenme Nedir?
Kireçlenme, eklem kıkırdağının zamanla incelmesi ve bozulmasıyla ortaya çıkan dejeneratif bir eklem hastalığıdır. Halk arasında “kireçlenme” denilmesinin sebebi, ileri evrelerde eklem çevresinde kemik çıkıntılarının (osteofit) oluşması ve röntgende bu yapıların kireç birikimi gibi görünmesidir. Dünya genelinde en yaygın eklem hastalığı olan osteoartrit, 45 yaş üstü nüfusun yaklaşık üçte birini etkiler.
Osteoartritin Tanımı
Sağlıklı bir eklemde kıkırdak doku, kemik uçlarını kaplar ve hareket sırasında sürtünmeyi en aza indirir. Eklem sıvısı (sinovyal sıvı) bu kıkırdakları besler ve yağlayıcı görevi görür. Osteoartritte bu denge bozulur: kıkırdak doku elastikiyetini yitirir, incelir ve yer yer tamamen aşınır. Kıkırdağın altındaki kemik açığa çıkar, kemik uçları birbirine sürtünmeye başlar.
Vücut bu hasarı onarmaya çalışırken eklem çevresinde kemik çıkıntıları (osteofitler) oluşur. Eklem kapsülü kalınlaşır, sinovyal zar iltihaplanır ve eklem içinde fazla sıvı birikebilir. Tüm bu değişiklikler ağrı, sertlik ve hareket kısıtlılığına yol açar. Osteoartrit sadece kıkırdak hastalığı değildir; kemik, sinovya, bağlar ve kaslar dahil tüm eklem yapısını etkileyen bütüncül bir süreçtir.
En Sık Görüldüğü Eklemler
Kireçlenme vücuttaki herhangi bir eklemde gelişebilir, ancak bazı eklemler çok daha sık etkilenir:
- Diz eklemi: En yaygın kireçlenme bölgesidir. Vücut ağırlığını taşıyan ana eklem olması nedeniyle yıpranmaya en açık yapıdır. Özellikle merdiven inip çıkma, çömelme ve uzun yürüyüşlerde şikayet verir.
- Kalça eklemi: Diz kadar sık olmasa da ciddi fonksiyon kaybına neden olur. Kasık bölgesinde ağrı, topallama ve ayakkabı giymede zorluk tipik şikayetlerdir.
- El parmak eklemleri: Özellikle kadınlarda sık görülür. Parmak uçlarındaki Heberden nodülleri ve orta eklemlerdeki Bouchard nodülleri kireçlenmenin klasik belirtileridir.
- Omurga: Bel ve boyun omurlarında kireçlenme disk hastalığı ve sinir basısıyla birlikte seyredebilir.
- Ayak başparmağı: Yürüme mekaniğini doğrudan etkiler ve adım atarken belirgin ağrıya neden olur.
Diz ve kalça kireçlenmesi, hareket kısıtlılığı ve yaşam kalitesi üzerindeki etkisi nedeniyle ortopedi pratiğinde en çok tedavi gerektiren türlerdir.
Kireçlenme Belirtileri
Osteoartrit belirtileri yavaş ve sinsi başlar. Hastalar genellikle “bir süre önce hafif bir sızı vardı, şimdi artık yürümekte zorlanıyorum” şeklinde tarif eder. Belirtilerin erken fark edilmesi tedavi başarısını doğrudan etkiler.
Eklem Ağrısı ve Sertliği
Kireçlenmenin en belirgin semptomu eklem ağrısıdır. Ağrı tipik olarak aktiviteyle artar ve dinlenmekle azalır — bu özellik iltihaplı eklem hastalıklarından (romatoid artrit gibi) ayırıcı bir noktadır. Sabah uyandığında eklemde sertlik hissedilir; bu sertlik genellikle 30 dakikadan kısa sürer. Uzun süre oturup kalktıktan sonra da benzer bir sertlik yaşanır, birkaç adım attıktan sonra hafifler.
Hastalık ilerledikçe ağrı karakteri değişir. Başlangıçta yalnızca zorlu aktivitelerde ortaya çıkan ağrı, zamanla normal yürüyüşte bile kendini gösterir. İleri evrelerde gece ağrısı da tabloya eklenir ve uyku kalitesini bozar. Hava değişiklikleri — özellikle soğuk ve nemli havalar — birçok hastada ağrıyı tetikler; bu durum bilimsel olarak eklem içi basınç değişiklikleriyle açıklanır.
Hareket Kısıtlılığı
Kıkırdak kaybı ve eklem çevresindeki yapısal değişiklikler eklemin hareket açıklığını giderek daraltır. Diz kireçlenmesinde tam bükme ve tam açma zorlaşır; hasta çömelme yapamaz, namaz kılmakta güçlük çeker, yere oturup kalkmakta yardıma ihtiyaç duyar. Kalça kireçlenmesinde bacağı yana açma, çorap giyme ve tırnak kesme gibi günlük aktiviteler sorun haline gelir.
Hareket kısıtlılığı kısır bir döngü oluşturur: eklem hareketi azaldıkça çevre kaslar zayıflar, kas zayıflığı eklem üzerindeki yükü artırır ve kireçlenme hızlanır. Bu yüzden erken dönemde egzersiz ve fizik tedaviyle eklem hareketliliğinin korunması tedavinin temel taşlarından biridir.
Şişlik ve Çıtırdama
Kireçlenen eklemde zaman zaman şişlik görülür. Bu şişlik eklem içindeki sinovyal zarın iltihaplanması ve fazla sıvı üretmesiyle oluşur. Alevlenme dönemlerinde eklem sıcak, şiş ve hassas hale gelir. Dinlenme ve buz uygulamasıyla birkaç gün içinde geriler, ancak tekrarlar.
Eklem hareketi sırasında duyulan çıtırdama (krepitasyon) kireçlenmenin karakteristik bulgularından biridir. Diz bükülüp açılırken, merdiven inerken veya sandalyeden kalkarken hissedilen bu ses, pürüzlenmiş kıkırdak yüzeylerin birbirine sürtünmesinden kaynaklanır. Çıtırdama tek başına hastalık anlamına gelmez; ağrı ve diğer belirtilerle birlikte değerlendirilir.
İleri evrelerde eklemde şekil bozukluğu da görülebilir. Diz kireçlenmesinde bacaklarda “O” bacak veya “X” bacak deformitesi gelişebilir; el parmak eklemlerinde nodüller (kemiksi çıkıntılar) belirginleşir.
Kireçlenme Evreleri
Osteoartrit, Kellgren-Lawrence sınıflandırmasına göre röntgen bulgularına dayalı olarak dört evrede değerlendirilir. Her evrenin klinik tablosu ve tedavi yaklaşımı farklıdır.
Evre 1 — Şüpheli Kireçlenme
Röntgende minimal değişiklikler vardır; küçük osteofitler görülebilir ama eklem aralığı korunmuştur. Hasta hafif ve aralıklı ağrıdan söz edebilir, çoğu zaman ağrıyı “yaşlanmaya” veya “yorgunluğa” bağlar. Bu evrede teşhis genellikle fizik muayene ve MR ile konur. Yaşam tarzı değişiklikleri, egzersiz ve kilo kontrolüyle ilerleme yavaşlatılabilir.
Evre 2 — Hafif Kireçlenme
Röntgende belirgin osteofitler görülür ancak eklem aralığı henüz belirgin olarak daralmamıştır. Hasta uzun yürüyüşlerden sonra, merdiven çıkarken veya uzun süre oturup kalktığında ağrı hisseder. Sabah sertliği fark edilir. Bu evrede fizik tedavi, egzersiz programları ve gerektiğinde antienflamatuar ilaçlar etkilidir.
Evre 3 — Orta Derece Kireçlenme
Eklem aralığı belirgin şekilde daralmıştır, osteofitler büyümüştür ve kıkırdak kaybı ilerlemiştir. Hasta günlük aktivitelerde belirgin ağrı yaşar; yürüme mesafesi azalmış, merdiven kullanımı güçleşmiştir. Eklemde şişlik sık tekrarlar. Bu evrede konservatif tedaviye ek olarak enjeksiyon tedavileri (hyalüronik asit, PRP) gündeme gelir. Fizik tedavi ve egzersiz programı sürdürülür. Bu konuda hyalüronik asit enjeksiyonu yapılan hastaların deneyimleri yazımız da ilginizi çekebilir. Bu konuda eklem içi enjeksiyon nasıl yapılır yazımız da ilginizi çekebilir.
Evre 4 — İleri Kireçlenme
Eklem aralığı neredeyse tamamen kapanmıştır, kemik uçları birbirine temas eder, büyük osteofitler ve kemik deformitesi belirgindir. Hasta istirahat halinde bile ağrı duyar, gece ağrıları uyku bölücüdür, yürüme mesafesi ileri derecede kısıtlanmıştır. Konservatif tedaviler yeterli rahatlama sağlamaz. Bu evrede protez ameliyatı (artroplasti) en etkili tedavi seçeneğidir. Bu konuda diz protezi ameliyatı yazımız da ilginizi çekebilir.

Risk Faktörleri
Kireçlenme gelişiminde birden fazla faktör rol oynar. Bazıları değiştirilemez (yaş, genetik), bazıları ise yaşam tarzı düzenlemesiyle kontrol altına alınabilir.
Yaş ve Genetik
Yaş, osteoartrit için en güçlü risk faktörüdür. 45 yaşından sonra kıkırdak dokunun kendini yenileme kapasitesi azalır ve yıpranma hızlanır. 65 yaş üstü nüfusun yarısından fazlasında en az bir eklemde radyolojik kireçlenme bulgusu saptanır. Kadınlarda — özellikle menopoz sonrası — kireçlenme erkeklere kıyasla daha sık ve daha şiddetli seyreder; hormonal değişikliklerin kıkırdak metabolizmasını etkilediği düşünülmektedir.
Genetik yatkınlık da belirleyici bir rol oynar. Ailede kireçlenme öyküsü olan bireylerde hastalık gelişme riski yüksektir. Kıkırdak yapısını, eklem şeklini ve enflamatuar yanıtı etkileyen gen varyasyonları nesiller arasında aktarılır. El parmak eklemlerindeki nodüler kireçlenme özellikle genetik yatkınlıkla ilişkilendirilir.
Obezite
Fazla kilo, özellikle diz ve kalça kireçlenmesi için en önemli değiştirilebilir risk faktörüdür. Her 1 kilogram fazla vücut ağırlığı, yürüme sırasında diz eklemi üzerinde yaklaşık 4 kilogramlık ek yük oluşturur. Uzun yıllar taşınan bu fazla yük kıkırdak aşınmasını hızlandırır.
Obezitenin etkisi yalnızca mekanik değildir. Yağ dokusu, eklem kıkırdağına zarar veren iltihabi maddeler (adipokinler) üretir. Bu yüzden fazla kilolu bireylerde yük taşımayan eklemlerde (el parmakları gibi) bile kireçlenme sıklığı artar. Araştırmalar, 5 kiloluk kilo vermenin diz kireçlenmesi semptomlarını belirgin şekilde azalttığını göstermektedir.
Diğer risk faktörleri arasında geçirilmiş eklem yaralanmaları (menisküs yırtığı, bağ kopması), tekrarlayan eklem zorlanması gerektiren meslekler (çiftçilik, inşaat, ağır kaldırma), kas zayıflığı, eklem instabilitesi ve metabolik hastalıklar (diyabet, gut) sayılabilir.
Kireçlenme Nasıl Teşhis Edilir?
Kireçlenme teşhisi klinik muayene, hasta öyküsü ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle konur. Op. Dr. Gökçe Mık’ın muayenehanesinde tanı süreci şu adımlardan oluşur:
Hasta öyküsü: Ağrının başlangıç zamanı, karakteri, artıran ve azaltan faktörler, sabah sertliğinin süresi, günlük aktivitelere etkisi ve ailede kireçlenme öyküsü sorgulanır.
Fizik muayene: Eklem hareket açıklığı ölçülür, ağrılı hareket yönleri belirlenir, eklemde şişlik, sıcaklık ve hassasiyet değerlendirilir. Krepitasyon (çıtırdama) varlığı kontrol edilir. Diz kireçlenmesinde bacak dizilimi (varus/valgus deformitesi) incelenir.
Röntgen: İlk basamak görüntüleme yöntemidir. Ayakta çekilen diz röntgeni eklem aralığı daralmasını, osteofitleri, kemik sklerozunu ve deformiteyi gösterir. Kireçlenme evrelemesi röntgen bulgularına dayanır.
MR görüntüleme: Erken evre kireçlenmede kıkırdak hasarının röntgende görünmediği durumlarda MR değerli bilgi sağlar. Kıkırdak kalınlığını, menisküs durumunu, kemik ödemi ve yumuşak doku patolojilerini detaylı gösterir.
Kan testleri: Osteoartrit için spesifik bir kan testi yoktur. Ancak romatoid artrit, gut ve enfeksiyöz artrit gibi ağrıya neden olabilecek diğer durumları dışlamak için istenir.
Kireçlenme Tedavi Yöntemleri
Kireçlenme tedavisi hastalığın evresine, etkilenen ekleme, hastanın yaşına ve beklentilerine göre bireyselleştirilir. Amaç ağrıyı kontrol altına almak, eklem fonksiyonunu korumak ve yaşam kalitesini artırmaktır.
İlaç Tedavisi
İlaç tedavisi kireçlenme yönetiminin temel unsurlarından biridir. Parasetamol hafif ağrılarda ilk tercih olarak kullanılır; mide üzerindeki etkisi düşüktür ve düzenli kullanımda etkilidir. Nonsteroid antienflamatuar ilaçlar (NSAİİ) ağrı ve iltihabı azaltmada daha güçlüdür, ancak uzun süreli kullanımda mide, böbrek ve kalp üzerindeki yan etkileri nedeniyle doktor kontrolünde alınmalıdır.
Topikal (cilde sürülen) antienflamatuar kremler ve jeller, özellikle diz ve el eklemleri gibi yüzeyel eklemlerde sistemik yan etki riski olmadan ağrı kontrolü sağlar. Kapsaisin içeren kremler de bazı hastalarda faydalıdır. Ağrının şiddetli olduğu dönemlerde kısa süreli kas gevşeticiler eklenebilir.
Fizik Tedavi ve Egzersiz
Düzenli egzersiz, kireçlenme tedavisinin vazgeçilmez parçasıdır — ağrıyı azaltmada ve fonksiyonu korumada ilaç tedavisi kadar etkili olduğu kanıtlanmıştır. Fizik tedavi programı bireysel değerlendirmeye göre düzenlenir ve şu unsurları içerir:
- Güçlendirme egzersizleri: Eklem çevresindeki kasları güçlendirerek ekleme binen yükü azaltır. Diz kireçlenmesinde kuadriseps ve hamstring güçlendirme özellikle değerlidir.
- Esneklik ve hareket açıklığı çalışmaları: Eklem sertliğini azaltır, hareket kapasitesini korur.
- Aerobik egzersiz: Yüzme, bisiklet ve yürüyüş gibi düşük etkili aktiviteler eklem sağlığını desteklerken kilo kontrolüne de katkı sağlar.
- Su içi egzersiz (hidroterapi): Suyun kaldırma kuvveti eklem üzerindeki yükü azaltır, hareket daha rahat ve konforlu yapılır. Özellikle ileri evre kireçlenmede tercih edilir.
Fizik tedavi modaliteleri olarak ultrason, TENS (transkütanöz elektriksel sinir stimülasyonu), sıcak-soğuk uygulamalar ve lazer tedavisi ağrı kontrolünde destekleyici rol oynar.
Enjeksiyon Tedavisi (PRP ve Hyalüronik Asit)
Ağızdan alınan ilaçların ve fizik tedavinin yeterli olmadığı orta evre kireçlenmede eklem içi enjeksiyonlar etkili bir seçenektir.
Hyalüronik asit (HA) enjeksiyonu: Eklem sıvısının doğal bileşeni olan hyalüronik asit, eklem içine enjekte edilerek kayganlaştırıcı ve şok emici işlev sağlar. Viskosüplementasyon olarak bilinen bu tedavi genellikle haftada bir olmak üzere 3-5 seans halinde uygulanır. Etki 6-12 ay sürebilir. Diz kireçlenmesinde en sık kullanılan enjeksiyon tedavilerinden biridir.
PRP (platelet zengin plazma) enjeksiyonu: Hastanın kendi kanından elde edilen, büyüme faktörleri açısından zenginleştirilmiş plazma eklem içine enjekte edilir. PRP’deki büyüme faktörlerinin kıkırdak iyileşmesini desteklediği, iltihabı azalttığı ve ağrıyı hafiflettiği düşünülmektedir. Genellikle 2-3 seans halinde uygulanır. Erken ve orta evre kireçlenmede HA’ya kıyasla daha uzun süreli ağrı kontrolü sağladığını gösteren çalışmalar mevcuttur.
Kortikosteroid enjeksiyonu: Şiddetli ağrı ve iltihaplanma dönemlerinde hızlı rahatlama sağlar. Etkisi birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişir. Tekrarlayan kullanımda kıkırdak üzerinde olumsuz etkileri olabileceğinden yılda 3-4 kezden fazla uygulanmaması önerilir.
Protez Ameliyatı
Konservatif tedavilerin yetersiz kaldığı ileri evre kireçlenmede protez ameliyatı (artroplasti) en etkili tedavi yöntemidir. Ameliyatta aşınmış eklem yüzeyleri çıkarılır ve yerine metal ve polietilen bileşenlerden oluşan yapay eklem yerleştirilir.
Total diz protezi: Evre 4 diz kireçlenmesinde altın standart tedavidir. Her üç eklem bölmesi (iç, dış ve ön) aşınmışsa total protez uygulanır. Modern protez tasarımları ve cerrahi tekniklerle hastaların büyük çoğunluğu ameliyat sonrası konforlu yürüyüş, merdiven çıkabilme ve günlük aktivitelere dönüş sağlar. Protezin ömrü ortalama 15-20 yıldır.
Parsiyel (unicondylar) diz protezi: Kireçlenme dizin yalnızca bir bölmesinde ise — genellikle iç bölmede — parsiyel protez uygulanabilir. Daha küçük kesi, daha az kemik kaybı ve daha hızlı iyileşme avantajları vardır.
Kalça protezi: İleri evre kalça kireçlenmesinde total kalça protezi uygulanır. Hasta ameliyat sonrası birkaç gün içinde yürümeye başlar ve birkaç hafta içinde günlük yaşamına döner.
Op. Dr. Gökçe Mık’ın muayenehanesinde protez ameliyatı kararı, hastanın ağrı düzeyi, fonksiyonel kısıtlılığı, genel sağlık durumu ve beklentileri birlikte değerlendirilerek verilir. Ameliyata karar vermeden önce tüm konservatif seçeneklerin denenmiş olması beklenir.
Kireçlenmeden Korunma Yolları
Kireçlenmeyi tamamen önlemek mümkün olmasa da ilerleme hızını yavaşlatmak ve semptomları hafif tutmak büyük ölçüde mümkündür. Korunmanın temel ayakları şunlardır:
- Kilo kontrolü: İdeal kiloda kalmak veya fazla kiloyu vermek eklem üzerindeki mekanik yükü azaltmanın en etkili yoludur.
- Düzenli egzersiz: Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite (yürüyüş, yüzme, bisiklet) önerilir. Güçlendirme egzersizleri haftada 2-3 gün eklenmelidir.
- Eklem yaralanmalarından korunma: Spor öncesi ısınma, uygun teknik ve koruyucu ekipman kullanımı yaralanma riskini azaltır. Geçirilmiş eklem yaralanmalarının uygun tedavisi gelecekteki kireçlenme riskini düşürür.
- Ergonomik çalışma düzeni: Uzun süre aynı pozisyonda kalma, tekrarlayan eklem zorlanması ve ağır kaldırma gibi mesleki risk faktörlerinin yönetimi önemlidir.
- Dengeli beslenme: Omega-3 yağ asitleri, D vitamini ve antioksidanlar açısından zengin bir diyet eklem sağlığını destekler.
- Sigarayı bırakma: Sigara kıkırdak beslenimini olumsuz etkiler ve iyileşmeyi geciktirir.
Erken dönemde alınan basit önlemler, yıllar sonra eklem sağlığı üzerinde büyük fark yaratır. Kireçlenme şüphesi olan hastaların beklemeden ortopedi uzmanına başvurması, tedaviye erken başlanması açısından değerlidir.
Sık Sorulan Sorular
Kireçlenme belirtileri nelerdir?
En yaygın belirtiler eklem ağrısı (aktiviteyle artar, dinlenmeyle azalır), sabah sertliği (30 dakikadan kısa sürer), eklemde çıtırdama sesi, şişlik, hareket kısıtlılığı ve ileri evrelerde şekil bozukluğudur. Belirtiler yavaş başlar ve zamanla ilerler.
Kireçlenme nasıl anlaşılır?
Ortopedi uzmanı fizik muayene, hasta öyküsü ve röntgen bulgularıyla tanı koyar. Eklem çizgisinde hassasiyet, hareket açıklığında azalma ve krepitasyon muayenede değerli bulgulardır. Erken evrede MR görüntüleme kıkırdak hasarını detaylı gösterir.
Kireçlenmenin tedavisi var mı?
Kireçlenme tamamen iyileşen bir hastalık değildir ancak etkili tedavi yöntemleriyle ağrı kontrol altına alınabilir, eklem fonksiyonu korunabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir. Egzersiz, fizik tedavi, ilaç, enjeksiyon ve gerektiğinde protez ameliyatı tedavi seçenekleri arasındadır.
Kireçlenme için hangi doktora gidilir?
Kireçlenme tanı ve tedavisi ortopedi ve travmatoloji uzmanlarının alanına girer. Op. Dr. Gökçe Mık’ın muayenehanesinde kireçlenme değerlendirmesi fizik muayene, görüntüleme ve bireysel tedavi planlamasıyla yapılır.
Kireçlenme hangi yaşlarda başlar?
Kireçlenme belirtileri genellikle 45 yaş sonrasında ortaya çıkar, ancak geçirilmiş eklem yaralanması, obezite veya genetik yatkınlık varsa daha erken yaşlarda da görülebilir. 65 yaş üstü nüfusun yarısından fazlasında radyolojik kireçlenme bulgusu saptanır.
Diz kireçlenmesi ameliyatsız tedavi edilebilir mi?
Evre 1-3 diz kireçlenmesinde ameliyatsız tedavi çoğu zaman mümkündür. Egzersiz, fizik tedavi, kilo kontrolü, enjeksiyon tedavileri (PRP, hyalüronik asit) ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle semptomlar kontrol altına alınabilir. Evre 4’te konservatif tedaviler yetersiz kalırsa protez ameliyatı gündeme gelir. Bu konuda ameliyatsız diz tedavisi yazımız da ilginizi çekebilir.
Kireçlenme için en iyi egzersizler hangileridir?
Düşük etkili aerobik aktiviteler (yüzme, bisiklet, yürüyüş), kuadriseps ve hamstring güçlendirme egzersizleri, esneklik çalışmaları ve su içi egzersizler kireçlenme yönetiminde en etkili egzersiz türleridir. Egzersiz programı bireysel duruma göre fizik tedavi uzmanıyla planlanmalıdır.
PRP enjeksiyonu kireçlenmede etkili midir?
PRP enjeksiyonu erken ve orta evre kireçlenmede ağrıyı azaltmada ve eklem fonksiyonunu iyileştirmede etkili sonuçlar vermektedir. Hastanın kendi kanından elde edilen büyüme faktörlerinin kıkırdak iyileşmesini desteklediği düşünülmektedir. Tedavi yanıtı bireysel farklılık gösterir; etki süresi genellikle 6-12 ay arasındadır.
Kireçlenme ile ilgili sorularınız için veya muayene randevusu almak için Op. Dr. Gökçe Mık’ın muayenehanesine başvurabilirsiniz.



