Ortopedi ve Travmatoloji kliniğinde en sık karşılaştığımız kırıkların başında, radius distal uç kırığı yani el bileği kırığı gelir. Bu durum genellikle basit bir sendeleme sonucu açık el üzerine düşme ile meydana gelir. Hastalarım o anı genellikle, Hocam, ayağım takıldı, kendimi korumak için elimi öne uzattım ve ‘küt’ diye bir ses duydum. Bileğim anında şişti ve ‘çatal’ gibi yamuldu şeklinde tarif eder.
Bu çatal sırtı veya kaşık sırtı deformitesi, kırığın ne kadar ciddi olduğunun ilk sinyalini verir ve hastayı büyük bir endişeyle acil servise yönlendirir.
Hekimden Not
Op. Dr. Gökçe Mık olarak benim size en önemli tavsiyem şudur; El bileği kırığı, en sık görülen kırıktır ancak bu en basit kırık olduğu anlamına gelmez. El bileğiniz; yazı yazmaktan, bir anahtarı çevirmeye, bir kavanozu açmaktan, çatal-bıçak kullanmaya kadar hayatınızdaki tüm ince ayar işlevleri yöneten, son derece önemli bir eklemdir.
Bu kırığın iyi kaynaması ile yanlış kaynaması arasındaki fark, hayat kalitenizi ömür boyu etkiler. Amacımız hiçbir zaman kırık sadece kaynasın değildir. Amacımız, kırığın anatomik yani mükemmel pozisyonda kaynamasını sağlayarak, bileğinizin tam fonksiyonunu (hareket, güç ve denge) size geri vermektir. Bu nedenle alçı mı, ameliyat mı? kararı, bu kırığın tedavisindeki en önemli ve en ciddiye aldığımız karardır.
Radius ve Ulna Kemiği Nedir? Kol Anatomisi
Hastalarıma durumu daha iyi anlatabilmek için her zaman basit bir anatomi bilgisi veririm. Ön kolumuz, yani dirseğimizle el bileğimiz arasında, iki paralel kemik bulunur. Bunlar Radius ve Ulnadır.
- Ulna, serçe parmak tarafınızdadır ve dirsek ekleminin ana parçasını oluşturur.
- Radius ise başparmak tarafınızdadır ve el bileği ekleminin ana yükünü taşıyan, dönme hareketini (anahtar çevirme gibi) sağlayan kemiktir.
Distal uç ise, bu kemiğin el bileğine en yakın olan ucudur. Radius kemiği, bilek hareketinin %80’ini karşıladığı için, bu kemiğin distal ucunun kırılması, tüm el ve bilek fonksiyonunu doğrudan etkiler.
Kırık Türleri: Colles Kırığı ve Smith Kırığı Arasındaki Fark
Hastalarım röntgen raporlarıyla geldiklerinde, Hocam raporda ‘Colles Kırığı’ yazıyor, bu ne demek? diye sorarlar. Bu terimler, kırığın karakterini ve yönünü tanımlar. Biz cerrahlar için bu ayrım çok önemlidir, çünkü tedavi planımızı doğrudan etkiler. Bu kırıklar adeta birbirinin zıttı gibidir:
Colles Kırığı (En Sık Görülen)
Açık el üzerine (avuç içi yere bakacak şekilde) düşme ile oluşur. Kırılan kemik ucu, el sırtına doğru (arkaya) kayar. Çatal sırtı deformitesine neden olur.
Smith Kırığı (Ters Colles)
Elin sırtı üzerine (avuç içi yukarı bakacak şekilde) düşme ile oluşur. Kırılan kemik ucu, avuç içine doğru (öne) kayar. Bahçıvan küreği deformitesi denilen, Colles’un tam tersi bir görünüm yaratır.
Colles kırığı daha yaygın olsa da, Smith kırığı genellikle daha anstabil kabul edilir ve cerrahiye daha yatkındır.
Radius Alt Uç Kırığı Belirtileri Nelerdir?
Bu kırığın belirtilerini gözden kaçırmak neredeyse imkansızdır. Kırık oluştuğu anda hastanın yaşadığı semptomlar o kadar belirgindir ki, hastalar genellikle kırıldığını bilerek acil servise başvurur. Bu belirtilerin ciddiyeti, kırığın şiddetiyle doğru orantılıdır.
Bu belirtileri şu şekilde sıralayabiliriz:
- Özellikle bileği hareket ettirmeye çalışınca dayanılmaz bir ağrı oluşur.
- Kırık bölgesindeki kanamaya bağlı olarak bilek dakikalar içinde hızla şişer.
- Bahsettiğimiz o çatal sırtı veya bahçıvan küreği görünümü, kırığın en net fiziksel belirtisidir.
- Kırık uçlarından sızan kan, cilt altında morarmaya yol açar.
- Hasta ağrıdan dolayı parmaklarını ve bileğini oynatamaz.
- Kırık bölgesine dokunmak bile aşırı hassasiyet yaratır.
Uyuşma (Önemli!)
Bazen kırık parçaları, bilekten geçen Median Sinire baskı yapabilir. Bu durum parmaklarda uyuşma ve karıncalanmaya neden olabilir. Bu durum acil müdahale gerektirebilecek önemli bir bulgudur.
Teşhis Nasıl Konur? (Röntgen ve BT)
Radius distal uç kırığının teşhisi, acil servis koşullarında genellikle hızlı ve nettir. Hastanın nasıl düştüğünü anlatan hikayesi ve bilekteki o tipik deformite, bize tanıyı %90 oranında zaten düşündürür. Ancak bu tanıyı kesinleştirmek ve tedavimizi planlamak için görüntüleme yöntemlerine başvururuz.
Röntgen (X-Ray)
Tanıdaki altın standart yöntemdir. Acil serviste hemen iki yönlü (ön-arka ve yan) el bileği röntgeni isteriz. Bu filmler bize kırığın tam yerini, tipini (Colles/Smith), kırığın kaç parçalı olduğunu (çok parçalı mı?) ve en önemlisi eklem içine uzanıp uzanmadığını net bir şekilde gösterir.
Bilgisayarlı Tomografi (BT)
Her hastada rutin olarak istemeyiz. Ancak röntgende kırığın eklem içine girdiğinden şüpheleniyorsak, o zaman BT isteriz. BT, kemik yapıları çok daha detaylı, 3 boyutlu olarak gösterir ve eklem yüzeyinde basamaklaşma (çökme) olup olmadığını milimetrik olarak ortaya koyar. Eklem yüzeyindeki 1-2 mm’lik bir çökme bile, ileride o eklemde kireçlenmeye yol açar. Bu nedenle BT, ameliyat mı, alçı mı? kararımızda ve ameliyat planlamamızda bize çok kritik bilgiler verir.
Tedavi Yöntemleri: Alçı mı, Ameliyat mı?
İşte hastalarımın en çok endişelendiği ve cevabını en çok merak ettiği kritik soru budur. Hocam, alçıyla kaynamaz mı? Ameliyat şart mı? Sorularını sıklıkla alırım Bu kararı verirken tek bir faktöre değil, birçok değişkene bakarız. Hastanın yaşı, kemik kalitesi, mesleği ve aktivite beklentisi ve en önemlisi, kırığın karakteri önemlidir.
1. Ameliyatsız Tedavi (Alçı ve Atel)
Ameliyatsız tedaviyi tercih ettiğimiz durumlar bellidir. Eğer kırık stabil ise (yani yerinde duruyorsa), deplase olmamışsa (yani kemik uçları birbirinden ayrılmamışsa) veya acil serviste yaptığımız oturtma (kapalı redüksiyon) işlemi sonrası ideal pozisyona gelmişse ve o pozisyonda kalacağına inanıyorsak, o zaman alçı ile tedavi ederiz.
Önce, şişliğin artma ihtimaline karşı yarım alçı yaparız. Birkaç gün sonra şişlik indiğinde ise tam alçı uygularız. Bu alçı genellikle 4 ila 6 hafta kalır. Ancak bu süreçte hastayı bırakmayız; ilk 3 hafta boyunca haftalık röntgen takibi yaparız. Neden? Çünkü en büyük korkumuz, kırığın alçı içinde kaymasıdır. Eğer alçıda kaydığını görürsek, o zaman hemen ameliyat kararı alırız.
2. Cerrahi Tedavi (Plak ve Vida ile Sabitleme)
Peki, hangi durumlarda hastalarıma alçı yetmez, ameliyat olmanız gerekiyor derim? Bu kırığın kötü karakterde olduğunu gösteren durumlarda geçerlidir.
- Kırık çok parçalıysa, oturtma sonrası bile yerinde durmuyorsa.
- Kırık, eklem yüzeyini bozmuşsa ve o pürüzsüz yüzeyde basamaklaşma yani çökme varsa.
- İlk başta alçıyla tedaviye başladığımız ama takip röntgenlerinde kaydığını gördüğümüz kırıklar.
- Kırık uçları cildi delip dışarı çıkmışsa.
- Kırık, parmaklarda uyuşmaya neden olan sinire baskı yapıyorsa.
Bu durumlarda ameliyat şarttır. Ameliyatta ne yaparız? El ve El Bileği Cerrahisi teknikleri kullanarak, genellikle bileğin avuç içi yüzeyinden küçük bir kesi ile gireriz. Kırık parçalarını bir yapboz gibi tek tek yerine oturturuz, yani kırığı anatomik olarak mükemmel pozisyonuna getiririz.
Sonra bu pozisyonda kaynaması için, o bölgeye özel tasarlanmış titanyum plak ve vidalar (platin) yerleştirerek kırığı sabitleriz. Bu ameliyatın en büyük avantajı, hastanın alçıya mahkum olmaması ve hemen ertesi gün parmaklarını, bir süre sonra da bileğini kullanmaya başlayabilmesidir.
Radius Kırığı İyileşme Süreci Ne Kadar Sürer?
Bu durum hastanın yaşına ve kemik kalitesine göre değişen biyolojik bir süreçtir. Genç bir hastada 6-8 hafta içinde kemik kaynaması büyük ölçüde tamamlanır. Bu süre, yaşlı ve kemik erimesi olan hastalarda 8-12 haftaya kadar uzayabilir.
Tam fonksiyonun geri dönmesi ise kemik kaynamasından daha uzun sürer. Kemiğiniz kaynamış olabilir ama bileğinizin eski gücüne ve hareketine kavuşması, iyi bir fizik tedavi ile 3 ila 6 ay arasında bir zaman alabilir.
Alçı Çıktıktan Sonra Ne Yapmalı?
6 hafta sonra alçı çıktığı an, hastalarımın en çok şaşırdığı andır. Karşılaştıkları manzara genellikle İncecik kalmış bir kol ve taş gibi olmuş, hiç hareket etmeyen, donmuş bir bilektir.
Hastalarım o an panikle Hocam, kolum incelmiş, bileğim hiç dönmüyor, Bu böyle mi kalacak? Diye sorarlar genelde. Sevgili hastalar elbette böyle kalmayacak. Çünkü tedavinin kemik kaynaması kısmı bitti, şimdi en önemli kısım olan fonksiyonu geri kazanma kısmı başlıyor demektir.
Radius Distal Uç Kırığı Fizik Tedavi (FTR) ve Egzersizleri
Alçı çıktıktan sonraki süreç, tedavinin ikinci ve en önemli yarısıdır. Ameliyat olmuş olsanız da (plak-vida takılsa da) veya alçıyla tedavi görmüş olsanız da, Fizik Tedavi (FTR) bu işin olmazsa olmazıdır.
Alçıdayken veya ameliyat sonrası hareketsiz kalan eklem kapsülü sertleşir (donar), kaslar erir. Eğer bu bilek, uzman bir el terapisti veya fizyoterapist eşliğinde çalıştırılmazsa, kemiğiniz mükemmel kaynasa bile siz o bileği kullanamazsınız.
Fizik tedavide amaç;
- Eklem hareket açıklığını geri kazanmak
- Gücü artırmak
- Ödemi azaltmaktır.
Olası Komplikasyonlar: Yanlış Kaynama ve Hareket Kısıtlılığı
Peki, biz bu tedaviyi neden bu kadar ciddiye alıyoruz? Neden alçıyla kaynasın demiyoruz? Çünkü Gökçe Mık olarak kliniğimde sadece yeni kırık değil, maalesef kötü iyileşmiş kırıkları da görüyorum. Hocam, 10 yıl önce bileğim kırıldı, alçı yapıldı ama yamuk kaynadı. O gün bugündür bileğim ağrıyor, kışın sızlıyor ve gücüm yok şikayetiyle gelen hastalarım oluyor.
Yanlış Kaynama en korktuğumuz komplikasyondur. Kemiğin yanlış bir açıyla veya pozisyonda kaynamasıdır. Bu, sadece estetik bir yamukluk sorunu değil, ömür boyu sürecek kronik ağrı, güç kaybı, hareket kısıtlılığı ve o eklemde geri dönüşsüz kireçlenme demektir. Bu yüzden anstabil veya eklem içi kırıklarda ameliyatla mükemmel pozisyonu sağlamakta bu kadar ısrarcıyız.
Hareket Kısıtlılığı ise ikinci en sık gördüğümüz sorundur. Kırık mükemmel kaynamıştır, röntgen harikadır ama hasta alçı sonrası fizik tedaviyi ihmal etmiştir. Sonuç? Kemik sağlamdır ama hasta bileğini kullanamaz . Bu yüzden Fizik tedavi, en az ameliyat kadar önemlidir deriz.

Sıkça Sorulan Sorular
Radius kırığı alçısı ne kadar kalır?
Kırığın tipine ve hastanın yaşına bağlı olarak genellikle 4 ila 6 hafta arasında kalır.
Alçı çıktıktan sonra bilek ağrısı normal mi?
Evet, çok normaldir. Hem kemik hassasiyeti hem de donmuş olan eklemi açmaya çalışırken (fizik tedavi sırasında) ağrı olması beklenen bir durumdur. Bu ağrı, fonksiyon geri geldikçe azalacaktır.
Ameliyat olursam, bileğimdeki o platin (plak ve vidalar) çıkacak mı?
Genellikle Hayır. Günümüzde kullandığımız titanyum plaklar vücutla o kadar uyumludur ki, bir sorun (ağrı, tendona sürtünme, enfeksiyon) yaratmadığı sürece onları çıkarmak için ikinci bir ameliyat yapmayız. Ömür boyu orada kalabilirler.
Ne zaman araba kullanabilirim?
İster alçı ister ameliyat olsun, bileğinizin direksiyonu güvenle kavrayacak ve ani bir manevra yapacak güce kavuşması gerekir. Bu da genellikle 8 ila 12 haftayı (2-3 ay) bulur.
Sonuç: Doğru Tedavi ve Rehabilitasyon ile Tam Fonksiyon
Radius distal uç kırığı (el bileği kırığı), doğru yönetildiğinde, yani kırığın karakterine göre alçı veya cerrahi kararı doğru verildiğinde ve sonrasında çok iyi bir fizik tedavi ile desteklendiğinde, hastanın tam fonksiyonla (%100’e yakın) hayatına geri dönebildiği bir yaralanmadır.
Bu süreç bir ekip işidir. Cerrahın kararı, hastanın sabrı ve fizik tedavisine olan uyumu, bu ekibin en önemli parçalarıdır.
Eğer siz de böyle bir yaralanma yaşadıysanız veya geçmişte yaşadığınız bir kırık sonrası bileğinizde fonksiyon kaybı hissediyorsanız, durumu değerlendirmek ve size en uygun tedavi yol haritasını çizmek için randevu alabilir veya kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
