Telefon WhatsApp

Ayağın Dış Yan Tarafında Kemik Çıkması Tedavisi

Ayağın Dış Yan Tarafında Kemik Çıkması Tedavisi

Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olarak, kliniğime başvuran hastalarımda sıkça karşılaştığım şikayetlerden biri, ayağın dış kenarında, serçe parmağın hemen altında ortaya çıkan ağrılı şişliklerdir. Hastalarım bu durumu genellikle Doktor Bey, ayağımın yan tarafında bir kemik var sanki, ayakkabı giyemez oldum, Özellikle sivri burunlu ayakkabılar giydiğimde dayanılmaz ağrılar oluyor şeklinde tarif ederler.

Bu durum, estetik bir kaygı olmanın ötesinde, günlük aktiviteleri ciddi şekilde kısıtlayabilen fonksiyonel bir probleme dönüşebilir. Pek çok hasta bu sorunu ayağımda bir kemik büyüdü şeklinde tarif etse de, altta yatan neden genellikle bir kemik büyümesinden ziyade, ayak mekaniğindeki bir bozulmadır.

Ortopedi Uzmanı Olarak Önerilerim

Bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı olarak, ayak sağlığı konusunda tavsiyem şudur; Önlem almak, tedavi etmekten her zaman daha kolaydır. Ayağınızın dış yanındaki çıkıntı henüz ağrı yapmıyorsa bile, bu bir uyarı işaretidir. Ayakkabı seçiminizi gözden geçirin, ayak yapınıza uygun destekleyici tabanlıklar kullanmayı düşünün. Eğer ağrı başladıysa, internetten veya kulaktan dolma bilgilerle geçici çözümler aramak yerine, sorunun kökenini anlamak için sizi kliniğimize davet ediyorum.

Ayağın Dış Yan Tarafında Ağrı ve Kemik Çıkıntısı Belirtileri Nelerdir?

    Alttaki bilgileri doldurun, sizinle iletişime geçelim.



    Ayağın dış kısmında, beşinci tarak kemiğinin baş kısmında meydana gelen bu deformite, genellikle yavaş yavaş gelişir ve başlangıçta fark edilmeyebilir. Ancak zamanla belirtiler daha belirgin hale gelir. Hastalarımın en sık dile getirdiği şikayetler şunlardır:

    • Beşinci parmağın (serçe parmak) tabanında, ayağın dış kenarında belirgin bir kemik çıkıntısı oluşur. Bu durum ayakta kemik çıkıntısı olarak adlandırılan durumun en net fiziksel işaretidir.
    • Özellikle dar veya sivri burunlu ayakkabılar giyildiğinde, çıkıntının olduğu bölgede yoğun bir ayak dış yan ağrısı hissedilir. Ağrı, gün sonunda veya uzun süre ayakta kalındığında artabilir.
    • Çıkıntının üzerindeki cilt, ayakkabının sürekli sürtünmesine bağlı olarak tahriş olabilir, kızarabilir ve şişebilir.
    • Vücudun, bölgedeki basıncı azaltmak için oluşturduğu bir savunma mekanizması olarak çıkıntının üzerindeki deri kalınlaşabilir ve nasır oluşabilir.
    • Bölgeye dokunulduğunda veya baskı uygulandığında hassasiyet artar.
    • İleri vakalarda ağrı o kadar şiddetlenebilir ki, yürüme şekli değişebilir ve hastalar normal aktivitelerini yapmakta zorlanabilir.

    En Yaygın Neden: Bunyonet (Terzi Bunyonu) Nedir?

    Bu belirtilerin arkasındaki en yaygın tanı Bunyonet, yani halk arasında bilinen adıyla Terzi Bunyonu’dur. Bu ismin kökeni oldukça ilginçtir. Geçmişte terzilerin bacak bacak üstüne atarak, ayaklarının dış kenarı üzerinde uzun saatler boyunca oturmalarına ve bu duruşun beşinci parmakta deformiteye yol açmasına dayanır.

    İlginizi Çekebilir:  Ayak Tarak Kemiği Kırığı

    Bunyonet, aslında beşinci tarak kemiğinin başının dışa doğru dönmesi ve genişlemesiyle oluşan bir deformitedir. Bu durum, küçük parmak kemik çıkıntısı olarak da bilinir. Temelde, ayak başparmağında görülen Hallux Valgus (başparmak çıkıntısı) deformitesinin bir yansımasıdır.

    Bunyonet Nedenleri Nelerdir?

    Peki, bu deformite neden oluşur? Gelin birlikte bakalım. Birçok faktör bir araya gelerek bunyonet oluşumunu tetikleyebilir:

    • En önemli faktörlerden biri genetik yatkınlıktır. Ailede bunyonet veya diğer ayak deformiteleri öyküsü olması, bu duruma yatkınlığı artırır. Ayak yapısı ve kemiklerin dizilimi kalıtsal olabilir.
    • Dar, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılar, parmakları sıkıştırarak tarak kemiklerinin doğal pozisyonunu bozar ve bunyonet oluşumunu tetikler veya mevcut durumu kötüleştirir. Hastalarımdan biri bu durumu şöyle anlatmıştı; İşyerimde hep topuklu ayakkabı giydim, şık görünmek zorundaydım. Şimdi ise en rahat spor ayakkabıyı bile giyemez hale geldim.
    • Düz tabanlık veya yüksek kavisli ayak (Pes Cavus) gibi basma kusurları, ayağın ön kısmına binen yükü değiştirerek bu deformiteye zemin hazırlayabilir.

    Diğer Olası Nedenler: Stres Kırığı, Ganglion Kisti ve Artrit

    Her ne kadar en sık neden bunyonet olsa da, ayak ağrısı nedenleri arasında bu bölgede ağrı ve şişliğe yol açabilecek başka durumlar da vardır. Doğru tanı için mutlaka bir ortopedi uzmanına başvurulmalıdır. Gelin bu nedenlere bir göz atalım:

    Stres Kırığı

    Özellikle sporcularda veya ayağına aşırı yük binen kişilerde, beşinci tarak kemiği kırıkları stres kırığı şeklinde görülebilir. Bu durum, ani bir travma olmadan, tekrarlayan mikrotravmalar sonucu oluşur ve ağrı, şişlik ile kendini belli eder.

    Ganglion Kisti

    Eklemlerin veya tendon kılıflarının etrafında oluşan, içi jel benzeri bir sıvıyla dolu olan iyi huylu kistlerdir. Ayağın dış yanında da ganglion kisti oluşabilir ve bir kemik çıkıntısı görünümü verebilir.

    Artrit (Eklem İltihabı)

    Romatoid artrit veya gut gibi iltihaplı eklem hastalıkları, bu bölgedeki eklemi etkileyerek şişlik, ağrı ve deformiteye neden olabilir.

    Avasküler Nekroz

    Nadiren de olsa, tarak kemiği başının kanlanmasının bozulması sonucu oluşan avasküler nekroz, ağrı ve yapısal bozulmaya yol açabilir.

    Ayak Anatomisi: Küboid Kemik ve Dış Yan Bağların Rolü

    Ayağımızın ne kadar karmaşık ve mükemmel bir mühendislik harikası olduğunu anlamak, sorunun kaynağını kavramada bize yardımcı olur. Ayağın dış tarafı, yürüme ve denge sırasında önemli rol oynayan yapılardan oluşur.

    Beşinci tarak kemiği, küboid kemik ile eklem yapar ve bu bölgedeki stabilite, dış yan bağlar tarafından sağlanır. Ayak mekaniğindeki herhangi bir anormallik, bu hassas dengeyi bozarak tarak kemiğinin pozisyonunu değiştirebilir ve bunyonet gibi deformitelere zemin hazırlayabilir. Kapsamlı bir ayak ve ayak bileği muayenesi, bu anatomik ilişkileri değerlendirerek doğru tanıyı koymamızı sağlar.

    Ayağın Yan Tarafında Kemik Çıkması Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Hastalarım kliniğime başvurduğunda, detaylı bir fizik muayene ve basarak çekilmiş röntgen grafileri ile durumu değerlendiririm. Tedavi planını oluştururken hastanın yaşı, aktivite seviyesi, ağrının şiddeti ve deformitenin derecesi gibi faktörleri göz önünde bulundururum.

    Tedavideki öncelikli amacımız her zaman cerrahi dışı, yani konservatif yöntemlerle şikayetleri gidermektir. Hastalarımın büyük bir kısmı, doğru yaklaşımlarla ameliyata gerek kalmadan rahatlamaktadır.

    İlginizi Çekebilir:  BUNYONET – TERZİ BUNYONU

    Ameliyatsız Tedavi Yöntemleri (Konservatif Tedavi)

    Bunyonet tedavisi için ilk basamak, deformiteye neden olan veya ağrıyı artıran faktörleri ortadan kaldırmaya yöneliktir.

    Doğru Ayakkabı Seçimi ve Modifikasyonlar

    Bu karar tedavinin en önemli ve en etkili adımıdır. Doğru ayakkabı seçimi yapmak, bölgedeki baskıyı anında azaltabilir. Hastalarıma verdiğim temel öneriler şunlardır:

    • Ayakkabının ön kısmının (tarak bölgesi) geniş ve parmakların rahatça hareket edebileceği modeller tercih edilmelidir.
    • Deri veya esnek sentetik malzemelerden yapılmış ayakkabılar, ayağın şeklini alarak sürtünmeyi azaltır.
    • Yüksek topuklar, vücut ağırlığını ayağın ön kısmına yığarak basıncı artırır. Günlük kullanım için 2-3 cm’yi geçmeyen topuklar idealdir.
    • Mevcut ayakkabıların çıkıntının olduğu bölgesi, bir ayakkabı tamircisi tarafından genişletilebilir.

    Tabanlık ve Ped Desteği

    • Eczanelerde veya medikal mağazalarda bulunan, bunyonet üzerine yapıştırılan halka veya yastık şeklindeki pedler, ayakkabı ile cilt arasındaki sürtünmeyi azaltarak ağrıyı hafifletir.
    • Eğer altta yatan bir basma kusuru (düz tabanlık vb.) varsa, ayak yapınıza özel olarak hazırlanan ortopedik tabanlıklar, yük dağılımını dengeleyerek hem bunyonet hem de diğer potansiyel ayak problemlerinin ilerlemesini yavaşlatabilir.

    Ağrı Yönetimi: Buz, İlaçlar ve Egzersizler

    Özellikle ağrılı ve şiş bir günün sonunda, bölgeye 15-20 dakika boyunca bir beze sarılı buz uygulamak, inflamasyonu ve ağrıyı azaltmada oldukça etkilidir. Doktorunuzun önereceği ağızdan alınan veya lokal olarak sürülen anti-inflamatuar ilaçlar, ağrı ve şişliği kontrol altına almaya yardımcı olabilir.

    İnatçı ağrı ve inflamasyon durumlarında, bölgeye yapılan kortikosteroid enjeksiyonları gibi iğne tedavileri geçici de olsa belirgin bir rahatlama sağlayabilir. Ayak parmaklarını ve bileğini güçlendirmeye yönelik germe egzersizleri, ayak esnekliğini artırarak semptomları hafifletebilir.

    Cerrahi Tedavi: Ne Zaman Gerekir?

    Konservatif tedavi yöntemlerine rağmen hastanın ağrıları devam ediyorsa, günlük yaşam kalitesi ciddi şekilde etkileniyorsa ve deformite ilerliyorsa, cerrahi tedavi bir seçenek olarak gündeme gelir. Ayak cerrahisi kararı, hastanın beklentileri ve cerrahiden göreceği fayda dikkatlice tartılarak verilir.

    Cerrahi tedavinin amacı, estetik bir düzeltmeden ziyade, ağrıyı ortadan kaldırmak ve ayağın fonksiyonunu geri kazandırmaktır. Bu noktayı hastalarıma her zaman vurgularım: Ameliyat, vitrinlerdeki o güzel ayakkabıları giyebilmeniz için değil, öncelikle ağrısız yürüyebilmeniz için yapılır.

    Bunyonet Ameliyatı ve İyileşme Süreci

    Bunyonet ameliyatı, temelde beşinci tarak kemiğinin kesilerek (osteotomi) doğru pozisyona getirilmesi ve vidalar veya tellerle sabitlenmesi işlemidir. Ameliyatta kemik çıkıntısının traşlanması ve yumuşak dokuların dengelenmesi de yapılır.

    Ameliyat sonrası iyileşme süreci, uygulanan tekniğe ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişir:

    1.     İlk Dönem (0-6 Hafta)

    Genellikle hastalar, ameliyat sonrası özel bir topuk yükü ayakkabısı veya bot ile ayağının üzerine basabilirler. Bu dönemde ayağın yüksekte tutulması ve buz uygulaması, şişliği kontrol etmek için çok önemlidir.

    2.     İkinci Dönem (6-12 Hafta)

    Kemik kaynaması tamamlandıktan sonra, hastalar yavaş yavaş normal, geniş ve rahat spor ayakkabılarına geçiş yaparlar. Bu süreçte fizik tedavi, yürüme mekaniğini düzeltmek ve eklem hareket açıklığını geri kazanmak için kritik rol oynar.

    3.     Tam İyileşme

    Tam iyileşme ve tüm aktivitelere dönüş genellikle 3 ila 6 ay arasında bir zaman alır.

    Ayak Kenarında Kemik Çıkıntısı Nasıl Önlenir?

    Mevcut bir deformiteyi tamamen geri döndürmek mümkün olmasa da, ilerlemesini yavaşlatmak ve oluşumunu önlemek için atılabilecek adımlar vardır. Hastalarıma verdiğim önleyici öneriler şunlardır:

    • Ayak yapınıza uygun, tarak kısmı geniş ve rahat ayakkabılar giyin.
    • Özellikle gün içinde uzun süre ayakta kalıyorsanız, sivri burunlu ve yüksek topuklu ayakkabılardan kaçının.
    • Ayaklarınızda herhangi bir ağrı veya şekil bozukluğu fark ettiğinizde, durumu görmezden gelmeyin ve bir ortopedi uzmanına danışın. Erken teşhis, daha basit ve etkili tedavi seçenekleri sunar.
    İlginizi Çekebilir:  GANGLİON KİSTİ

    Hasta Yorumları: Ayağın Yan Tarafında Kemik Çıkıntısı Yaşayanlar

    Kliniğimde bu sorunla başvuran hastalarımın yorumları, durumun ne kadar sık görüldüğünü ve rahatsız edici olduğunu göstermektedir. Ayağın dış yan tarafında kemik çıkması tedavisi gören hastaların yorumları şu şekildedir:

    Yıllardır ayağımın yan tarafındaki şişliği normal sanıyordum. Derken ağrılar başladı. Artık en rahat ayakkabılarımı bile giyemez hale gelmiştim. Özellikle iş yerinde uzun süre ayakta kaldığımda, eve döndüğümde ayağıma dokunmak bile acıtıyordu. Sonunda doktora gittim ve bunyonet teşhisi kondu. Önce tabanlık ve ped kullandım, ağrılarım azaldı ama tamamen geçmedi. Ameliyat olmaya karar verdim ve şimdi çok daha rahatım. Keşke daha önce gideydim.

    Ben sporcuyum, koşu yaparım. Bir süre sonra ayağımın dışında bir çıkıntı fark ettim ama görmezden geldim. Koşu ayakkabılarım bile rahatsız etmeye başladı. Doktora gittiğimde, hem yanlış ayakkabı seçiminin hem de ayak yapımın bu duruma neden olduğunu öğrendim. Özel tabanlık yaptırdım ve daha geniş ayakkabılar kullanmaya başladım. Şu an ağrılarım geçti ve koşularıma devam ediyorum.

    Benim sorunum genetikti. Annemde ve teyzelerimde de aynı durum vardı. Genç yaşta başladı, 25’li yaşlardaydım. İlk başta sadece estetik bir sorun sanıyordum, ama zamanla ağrılar dayanılmaz hale geldi. Ameliyat oldum ve hayatım değişti. Artık sandalet giyebiliyorum, ayaklarımı saklamıyorum.

    Ayağın Dış Yan Tarafında Kemik Çıkması Tedavisi
    Ayağın Dış Yan Tarafında Kemik Çıkması Tedavisi

    Sonuç: Doğru Teşhis ile Konforlu Adımlara Geri Dönüş

    Ayağınızın dış yanındaki kemik çıkıntısı ve ağrı, kaderiniz değildir. Bu durum, doğru teşhis ve kişiye özel bir tedavi planı ile etkin bir şekilde yönetilebilir. Önemli olan, sorunu ertelememek ve uzman bir görüş almaktır.

    Eğer siz de benzer şikayetler yaşıyorsanız, durumunuzu değerlendirmek ve size en uygun tedavi yol haritasını çizmek için randevu alabilir veya kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

    Sıkça Sorulan Sorular

    Ayağımdaki her kemik çıkıntısı ameliyat gerektirir mi?

    Hayır. Ameliyat kararı, yalnızca konservatif tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu, ağrının kronikleştiği ve hastanın günlük yaşam aktivitelerinin ciddi şekilde kısıtlandığı durumlarda verilir. Hastalarımızın büyük bir kısmı, ameliyatsız yöntemlerle şikayetlerinden kurtulmaktadır.

    Bunyonet (Terzi Bunyonu) zamanla kendi kendine düzelir mi?

    Hayır. Bunyonet, yapısal bir deformitedir ve zamanla kendi kendine düzelmez. Aksine, uygun önlemler alınmazsa yavaş yavaş ilerleme eğilimindedir. Tedavinin amacı, ilerlemeyi durdurmak ve semptomları ortadan kaldırmaktır.

    Ameliyat sonrası bu deformite tekrarlar mı?

    Doğru cerrahi teknikle ve hastanın ameliyat sonrası dönemde, özellikle ayakkabı seçimi gibi önerilere uyması durumunda tekrarlama riski oldukça düşüktür.

    Bu durum çocuklarda da görülür mü?

    Evet, nadir de olsa özellikle genetik yatkınlığı olan çocuklarda veya ergenlik döneminde görülebilir. Bu durum Adolesan Bunyonet olarak adlandırılır ve tedavi yaklaşımı, çocuğun büyüme plaklarının durumuna göre özenle planlanmalıdır. Pediyatrik Ortopedi alanında bu tür vakaların takibi ve tedavisi özel bir uzmanlık gerektirir.

    Spor yapmama engel olur mu?

    Ağrılı dönemlerde koşu gibi ayağın ön kısmına yük bindiren sporlar şikayetleri artırabilir. Ancak tedavi sonrasında, özellikle ağrılar kontrol altına alındığında veya cerrahi ile deformite düzeltildiğinde, çoğu hasta rahatlıkla spor aktivitelerine dönebilir.

    Bunu Paylaş:

    Op. Dr. Gökçe Mık

    Op. Dr. Gökçe Mık

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı

    İletişime Geç!





      Bir sorunuz mu var?

      Bizimle iletişime geçmek, merak ettiklerinizi sormak ve randevu almak için aşağıdaki iletişim yollarını kullanabilirsiniz.

      WhatsApp
      OP. DR. GÖKÇE MIK
      OP. DR. GÖKÇE MIK Çevrimiçi
      Soru veya randevu talebiniz için mesajınızı gönderin... 13:50